Bu sayfadaki 20 soruluk test, 7. sınıf Türkçe dersi sözcükte anlam konusunun yan anlam, mecaz anlam ve ad aktarması bölümünü ölçer. Bu üç kavram birbirine yakın durduğu için sorularda çoğu zaman aynı cümle içinde birlikte sınanır. Aşağıda testin neyi ölçtüğünü, kavramların sınırlarını, sık yapılan hataları ve dört adımlı çözüm yolunu bulacaksın.
Kazanım
Bir sözcüğün gerçek anlamından yola çıkarak kazandığı yan anlamı, gerçek anlamla bağını koparmış mecaz anlamı ve gösterilen ile gösteren arasındaki ilgiye dayanan ad aktarmasını ayırt eder; aynı sözcüğün cümleye göre hangi anlamda kullanıldığını belirler. (Kazanım kodunu MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı’ndan doğrulayın; bu sayfada kod uydurulmaz.)
Bu testte ne ölçülüyor?
- Yan anlam: Benzetmeyle oluşan, gerçek anlamla bağını koruyan kullanımları tanıma; “iğnenin gözü”, “çayın demi”, “masanın ayağı”.
- Mecaz anlam: Gerçek anlamdan uzaklaşan, duygu ya da durum aktaran kullanımları görme; “kalbi kırıldı”, “sözleri dokundu”, “altın kalpli komşu”.
- Ad aktarması: Parça-bütün, yer-insan, sanatçı-eser, neden-sonuç gibi ilgilerle bir sözcüğün yerine başka bir sözcüğün kullanılmasını fark etme; “Ankara açıklama yaptı”, “Yahya Kemal’i okudum”.
- Bağlam: Aynı sözcüğün farklı cümlelerde gerçek, yan ya da mecaz anlamda kullanılabildiğini görme.
- Deyimleşme: Tek sözcüklü mecazla kalıplaşmış deyimi birbirinden ayırma.
- Kalıplaşmış söz öbekleri: “Göz atmak”, “kulak vermek”, “yol almak” gibi öbeklerde mecazın sözcüğe değil, öbeğin bütününe yayıldığını fark etme.
Sözcükte anlam: kısa hatırlatma
Bir sözcüğün ilk akla gelen, sözlükte ilk sırada yer alan anlamı gerçek anlamdır: “Bardağı masaya koydu.” Buradaki “masa”, gerçekten üzerinde yemek yediğimiz mobilyadır. Yan anlam ise benzetme yoluyla doğar; “masanın ayağı” dediğimizde masa insan gibi düşünülür, ayak sözcüğü benzetmeyle yeni bir varlığa aktarılır. Yan anlamda somut bağ korunur: Masanın ayağı hâlâ dokunabildiğimiz, yeri belirli bir parçadır.
Mecaz anlamda bu bağ kopar. “Bu haber kalbimi kırdı” cümlesinde kalp gerçekten kırılmaz; sözcük, yaşanan kırgınlığı anlatmak için kullanılır. Mecazda anlam, duygu ve durum alanına taşınır; bu yüzden mecaz kullanımlar çoğu zaman soyut bir değerlendirme taşır. “Sözleri bana çok dokundu” cümlesinde de fiziksel bir temas yoktur, incinme vardır.
Ad aktarması ise benzetmeye değil, iki şey arasındaki gerçek bir ilgiye dayanır. “Bütün sınıf sustu” dediğimizde susan, sınıfın duvarları değil içindeki öğrencilerdir; burada parça-bütün ilgisi vardır. “Ankara’dan açıklama geldi” cümlesinde açıklamayı yapan şehir değil, şehirdeki yetkililerdir; burada yer-insan ilgisi kurulur. “Ömer Seyfettin’i çok severim” cümlesinde sevilen yazarın kendisi değil, eserleridir; bu da sanatçı-eser ilgisidir.
Sınır durumlarda karar vermek için sözcüğün gösterdiği şeyin somut olup olmadığına bak. “Kapının kolu” derken gerçekten tutulan bir parça vardır; bu yan anlamdır. “İşin kolu” dediğimizde ise tutulan bir şey yoktur, işin bir bölümü kastedilir; bu da yine yan anlam sayılır, çünkü somut bir organdan yola çıkılarak somut bir bölüm anlatılır. Buna karşılık “işin içinden çıkamadı” cümlesinde ne kol ne kapı vardır; anlam tamamen mecazdır. Demek ki ölçüt, sözcüğün hâlâ elle tutulur bir varlığa işaret edip etmediğidir.
Kavramları ayıran üç soru
- Benzetme var mı? Varsa ve somut bağ sürüyorsa yan anlam, bağ kopmuşsa mecaz anlam aranır.
- Yerine başka bir varlık mı kastediliyor? Sözcük, aralarında gerçek bir ilgi bulunan başka bir şeyi gösteriyorsa ad aktarmasıdır.
- Kalıplaşma var mı? Sözcükler tek tek değil, bir bütün olarak mecaz taşıyorsa deyim söz konusudur.
Bu üç soruyu sırayla sormak, özellikle iki seçeneğin birbirine çok yaklaştığı sorularda karar vermeyi kolaylaştırır. Cevaplardan biri “evet” çıktığında diğerlerini zorlamaya gerek yoktur; çünkü kavramlar birbirini dışlar biçimde tanımlanmıştır.
Sık yapılan 3 hata
- Yan anlam ile mecazı karıştırmak. “Masanın ayağı” yan anlamdır; benzetmeyle oluşmuş, somut bir parçayı gösterir. “Altın kalpli insan” ise mecazdır; kişinin iyi niyetini anlatır, gerçek bir madeni kastetmez.
- Ad aktarmasını mecaz sanmak. “Bütün mahalle bayramı kutladı” cümlesinde mecaz yoktur; kutlayan, mahallede oturan insanlardır. Ad aktarması, benzetmeden çok, iki varlık arasındaki gerçek ilgiyle açıklanır.
- Cümledeki kullanımı okumamak. “Tatlı” sözcüğü “tatlı bir bakış”ta mecaz, “tatlı elma”da gerçek anlamdadır. Sözcüğün tek başına hangi anlamı taşıdığı değil, cümle içinde nasıl kullanıldığı belirleyicidir.
Çözüm stratejisi: 4 adım
- Cümleyi baştan sona oku. Sözcüğün hangi varlıkla, hangi eylemle birlikte kullanıldığını gör; anlamı cümle belirler.
- Gerçek anlamı düşün. Sözcüğün ilk akla gelen anlamını yaz; bu anlam cümleye uyuyorsa başka bir şey aramana gerek yoktur.
- Benzetme ve bağlantıyı kontrol et. Somut bir parça mı kastediliyor, yoksa duygu mu aktarılıyor? Arada gerçek bir ilgi varsa ad aktarması olabilir.
- Seçenekleri ele. Kalan iki seçenekten birini, cümledeki tek bir sözcükle değil, cümlenin tamamıyla gerekçelendirerek seç.
Örnek çözüm
“Mahallemizde her bayram büyük bir telaş başlar; bütün sokak birbirine ‘hoş geldin’ der.” Bu cümlede “sokak” sözcüğü, sokağın kendisini değil orada oturan insanları gösterir; parça-bütün ilgisiyle kurulmuş bir ad aktarması vardır. “Telaş” ise gerçek anlamıyla, bayram öncesi hazırlığın doğurduğu hareketliliği anlatır. Soru “Bu cümlede altı çizili sözcük hangi anlamdadır?” diye sorduğunda, “hoş geldin diyen” öznesinin insanlar olduğunu görmek yeterlidir. Aynı cümlede hem gerçek hem aktarmalı kullanım bulunabileceği için her sözcüğü ayrı değerlendirmek gerekir. Seçeneklerde “parça-bütün ilgisi” ile “benzetme” ifadeleri bir arada verildiğinde, cümledeki gerçek ilgiye bakmak ayrımı hemen netleştirir.
Nasıl çalışmalı?
Bu konuyu pekiştirmenin en kısa yolu, günlük hayatta duyduğun cümleleri toplamaktır. Bir hafta boyunca gazete başlıklarından beş cümle seç ve içlerindeki mecazlı kullanımları işaretle. Ardından her birini gerçek anlamıyla yeniden yaz; anlamın nasıl değiştiğini karşılaştır. “Dolar yükseldi” gibi bir başlıkta mecaz mı ad aktarması mı olduğunu tartışmak, sınavda karşılaşacağın ayrımların aynısını çalıştırır. Yanlış yaptığın sorularda hangi üç sorudan birini atladığını not et; birkaç testten sonra hataların aynı adımda toplandığını göreceksin. Bir de ters yönde çalış: Verilen bir mecaz cümlesini gerçek anlamıyla yeniden yaz, sonra gerçek anlamlı cümleyi mecaza çevir. Bu iki yönlü alıştırma, sözcüğün hangi noktada somut bağını kaybettiğini sezmeyi kolaylaştırır.
İlgili içerik
- 7. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri
- 7. Sınıf Sözcükte Anlam Testi-1
- 7. Sınıf Sözcükte Anlam Testi-3
- 7. Sınıf Türkçe Testleri
- Sözcükte Anlam Konu Anlatımı (KonuVakti)
Hazırlayan: Türkçe Test Vakti · Son güncelleme: 29 Ekim 2026

7. Sınıf Sözcükte Anlam Testi-2 için yorumlar
Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. En yeni yorumlar üstte görünür.